Laponya’nın gidilebileceken özel destinasyonlardan biri olmasının bir sebebi de buradaki eşi benzeri olmayan aktiviteler. Günler az, yapılacak şeyler çok… Kolaylık olsun diye burada bize en özellerini topladık. Aynı zamanda nerede/ nasıl yapılır bilgilerine de yer verdik.

Bu aktiviteleri kapsayan bir gezi rotası olsaydı da ben uğraşmasaydım derseniz o da var: Kuzey Işıkları Turu : Rota & Bütçe & Zaman Planı

1. Tree Hotel’i Görün

Tree Hotel’in ünü Sağır Sultan’a kadar gitti herhalde. Özellikle de ilk fotoğraftaki Glass Cube ile dünyanın en prestijli mimari dergilerinden tutun da Vogue’a kadar her yere kapak oldu. Gerçekten de Lulea’nın biraz dışında ormanın içindeki otel birbirinden farklı 7 modern ağaç evi ile tam bir tasarım harikası. İsveç Laponyası’nın en ikonik yeri.

Emeklilik yaşları gelen Kent ve Britta Lindvall çifti doğa yakın, köylerinde bir hayat sürmek isterler. Britta bir pansiyon açar ve eşi Kent de günlük balıkçılık turları düzenlemektedir. Ancak Lulea hiç turistik bir yer değildir ve aileye pek bir katkı sağlamamaktadır. Lulea’da çekilen Tradalskaren yani Tree Lover film ekibinin Britta’nın pansiyonunda kalması sayesinde çiftin aklına pansiyonun bahçesine modern ağaç evler yapma fikri gelir.

Bir gün Kent’in balık turlarlarına Rus mimarlardan oluşan bir ekibin gelmesi ile proje hayata geçer. Ağaç evler bir ünlü magneti haline gelir, Kate Moss’lar, Kylie Kloss’lar, kraliyet mensupları derken Tree Otel uçar gider. Aynı zamanda Lulea’nın artık turist çeken bir yer olmasına da sebep olur.

Ağaç evlerin epey tuzlu olduğunu ve aylar öncesinden dolduğunu söylememize gerek yoktur herhalde. Bretta’nın pansiyonu ise hala açık ve daha uygun fiyatlı. Onun da dekorasyonu  o kadar nordik, o kadar tatlı ki bayıldık. Ağaç evlerin dış tasarımı, pansiyonun da içi ayrı cazip.

Nerede/ Nasıl:
Tree Hotel fiyat ve rezervasyon
Lulea, İsveç, Konum için tıklayın.

2. Ice-breaker’a Binin

Buzkıranlar kuzey ülkelerinde kış aylarında denizlerin tamamen donmasıyla ticaretin durması sebebiyle icat edebilmiş. Önden buzları kırarak koca denizde incecik şerit halinde bir yol açıyorlar diğer gemiler için. Aynı zamanda kutuplardaki araştırma ve petrol istasyonlarına malzeme sevkiyatı için de kullanılıyorlar.

Böyle seferlere giden birkaç gemiyi insanlardan talep çok olunca 3- 4 saat süren seferlere açmışlar. Gerçekten çok acayip bir tecrübe. Gemi buzların üzerine çıkarak ağırlığı ile altındaki buz tabakasını kırıyor kütür kütür sesler geliyor. Instagram’dan paylaştığımızda en az 50 kişi Magnum reklamına benzetmiş kırılma sahnesini. Nasıl beyinlerimize kazındıysa…

Gemi biraz seyir ettikten sonra duruyor ve donmuş denizin üzeride gezinmek üzere iniyorsunuz. O sıra insanlar posta posta kapak fotoğrafında gördüğünüz kıyafetlerle denize giriyorlar. Hayatta kalma tulumları olduklarında alsa üşümüyorsunuz. Müthiş bir tecrübe. Hiç tereddüt etmeyin. Ekstra ücrete tabi değil.
Fiyatları ile çüüüüüüşşşş dedirtiyor ama burada yaptınız yaptınız. Bir daha zor bulursunuz. Şöyle ki; Norveç Denizi çok daha kuzeyde olmasına rağmen Meksika Körfezi’nden gelen sıcak akıntı sebebiyle donmuyor. Bunu en mantıklı ve uygun fiyatlı şekilde planlamak için lütfen Kuzey Işıkları Turu yazımıza bakın.

Nerede/ Nasıl:

2 farklı firmaya ait 3 adet buzkıran gemisi var:

– Experience 365‘in tek gemisi var. Adı Icebreaker Sampo ve Kemi (Finalndiya) dan kalkıyor.
– Polar Explorer şirketenin 2 gemisi var. Polar Explorer gemisi Axelsviksvagen’den kalkıyor. Arctic Explorer gemisi de Pitsundsbron. Arctic Explorer aralarında en uygun fiyatlı olan.

Hiç bir gemi her gün kalkmıyor. Hangi gün hangisinin seferi var programınıza göre bakmanız lazım.

3. Saunada Isınıp, Kendizi Buzlu Sulara Atın

Kutuplara gelmeden önce faranjit olmuş, antibiyotiğinin sekizinci gününde hala aksırıp tıksırmasana rağmen ”bir daha ne zaman nasip olacak” gazı ile -17 derece havada kendini buzlu sulara atan bu kız için bir alkış alabilir miyim lütfen?

Sauna olayını dünyaya yayan yer Finlandiya. Ülkede 5 milyon insan, 3 milyon sauna var, artık oradan önemini tartın. Ayrıca dünyada Fince en çok bilinen kelime. Buradaki kültürün o kadar büyük bir parçası ki bir sauna yapmazsanız ülkeye gelmiş sayılmazsınız. Ancak işler artık genelde ortak hamamlar üzeri şok havuzuna ya da evin banyonun içindeki suana dönmüş. Yani artık o doğanın içindeki minnacık kabinden tüten sobalı saunaları bulmak oldukça zor.

Güzel bir sauna deneyimi bulmak için gerçekten çok araştırdık ve galiba EN tatlısını bulduk! Alex ve karısı Rovaniemi yakınlarında ormanda gölün kıyısına bir kulübe ve sauna yapmışlar. Saunadan sonra donmuş gölde açtıkları havuzda yüzüyorsunuz. Etrafta kimsecikler yok, o kadar güzel ki…  Yeri, dekoru masal gibi.

Sauna ve buzlarda yüzme sonrası bir de yemekte ağırlıyorlar. Yerel usul bir somon yaptı, parmaklarımızı yedik. Maalesef bu da tuzlu bir deneyim ama kuzey ışıkları ile birlikte benim için tüm Laponya’da yaşadığım EN güzel tecrübeydi.

Buz gibi suya atlamak nasıldı derseniz ilk girişim çok kötü değildi ama ikinci girişimde saunada yeterince ısınmadan girdiğim için nefesim kesildi, nutkum tutuldu, beynim dondu falan. Buzun altına dalanlar falan çıldırmış olmalı. Ben girip çığlıklar atarak girdim ve kahkahalar atarak anında saunaya geri koştum. Hepsi 10 saniye sürmedi. Muhteşem bir tecrübe. Sonrasında harika hissediyorsunuz. Bazıları çok sağlıklı diyori bazıları tersini söylüyor, lütfen siz araştırıp kendiniz tartın.

Ben iyi ki yaptım. Yine olsa yine yaparım ve bunu dünyada en sevmediği şey soğuk olan, Bodrum’da bile denize 10 dakikada giren bir insan olarak söylüyorum. Böylece, ölmeden önce yapılacak şeyler listesinden bir baba maddeyi daha çizdik!

Nerede/ Nasıl:
Nordic Adventures, +358 40 744 2567, hello@nordicadventures.fi
Adres: Roveniemi, Konum için tıklayın (Burası saunanın konumu, ofis başka yerde)

4. Santa’s Village’e Uğrayın

Ve geldik tüm Laponya’nın en turistik, en şahibeli yerine.

Aslen Antalyalı olduğu bilinen bizim Noel Baba (Aziz Nicholas) efsaneye göre Kutuplarda yaşar. Finliler de çok akıllıca bir hareket yaparak tam Kutup Dairesi’nin başladığı 66° 33´ 39″ye bir eğlence parkı kurarak buraya Santa’s Village demişler. İçinde aşırı tatlı evler (Noel Baba’nın Evi, Elf Okulu vs…) ve klasik Laponya aktiviteleri var. Dünyadan herhangi bi yerden Noel Baba’ya mektup atarsanız buraya geliyor. Tüm ülkelerden gelen mektupları görebilirsiniz.

Çocuklar için harika, büyükler için de gezmesi hoş. Sıkıntı şu ki; Noel Baba ile fotoğraf çektirmek için 45 Eurocuk bayılmak gerekiyor ve çocuklar tabi ki buradaki HER ŞEYİ yapmak istiyor. Bunun yanında tabi ki aktiveler de aşırı turistik.

Bilgehan burayı çok manasız buldu, gidilmese de olur diyor ama bence yine de gezmekten keyif aldım çünkü estetik olarak köy çok tatlı. Önerim her şekilde uğramanız ama buradaki aktiviteleri yapmamanız. Özellikle klasik Laponya aktiviteleri için çok alternatifiniz var. Çocuğunuz varsa da artık napalım, sineye çekip onun mutluluğu ile mutlu olacaksınız. 🙂

Son olarak, buraya gelirseniz 2 şeyi kaçırmayın:
1) Tam Kutup Çizgisi’nin geçtiği yerde fotoğraf çektirmek,
2) Noel Baba’nın postanesinden kart atmak. Burada 2 posta kutusu var. Birisi hemen gönderilecek kartlar için, diğeri de gelecek Noel’de gönderilmek üzere. Kendime atasım geldi. 🙂

Nerede / Nasıl:
Santas VillageKonum için tıklayın.

5. Aurora Küresi / Cam Iglu’dan Kuzey Işıklarını Seyredin

Otel odasının konaklamadan çıkıp fantezi bir olması hali. Ama şunu da söyleyeyim; o rüyaları süsleyen seviyedeki yerlerin bir gecesi birkaç asgari maaş.

Ama moralleri bozmak yok, çok daha uygun fiyatlı, tatlı alternatifler de var. Yine de ucuz bir konaklama olmaktan çok uzak tabi. O yüzden paranızı bağlamışken doğru yere bağlamanız çok önemli.

Tabi ki cam igluları içinden kuzey ışıklarını izleyeceğimizi hayal ederek tutuyoruz. Dolayısı ile buradaki kritik konu ışıkları görme ihtimalinin en yüksek olduğu bölgede tutmak. Finlandiya’da Sariselka kuzeyinde bir yerde tutmaya bakın. Nellim, Inari Gölü’nün çevresi hem iyi bir konumda, hem de doğası güzel. Biz Nellim Wilderness‘tan fiyat/ performans olarak memlun ayrıldık. Fotoğrafta gördüğünüz üzere kuzey ışıklarını görme şansımız da oldu.

Doğru konuma sahip önerdiğimiz tüm yerleri buradan inceleyebilirsiniz: Kuzey Işıklarını İzlemek İçin En Doğru Cam Iglular

Nerede/ Nasıl:
Wilderness Nellim: fiyatlar ve rezervasyon
Nellim, Finlandiya, Konum için tıklayın.

6. Avrupa’nın Tek Yerel Halkı Samileri Tanıyın

Kutup bölgesinin yerel halkı olan Samiler nüfusu siyasi sınırların çizilmesinden sonra kendilerini 4 ülkeye bölünmüş bulmuşlar. Finlandiya’da 8000, İsveç’te 20-40 bin, Norveç’te 50-65 bin ve Rusya’da da 2000 kişi oldukları tahmin ediliyor. Farklı pasaportlar taşısalarda kendilerini bir halk olarak görüyor ve bir bayrak altında birleşiyorlar. Son buzul çağından beri bu bölgede yaşayan Samiler Avrupa’nın tek gerçek halkı olmaları ile de biliniyor.

Bugün Samilerin bu coğrafyaya adapte olmuş yaşam şekillerini incelemek önemli bir turizm aktivitesi olmuş. Ancak işin aslı şu ki hemen hemen her Sami ailesinin geçmişinde devlet şiddeti var: “Medenileştirmek” için ailelerinden koparılarak zorla yatılı okullara götürülen Sami çocukları, kendi dillerini konuşunca dayak ve küçük görülme, devlet memurlarının Samileri çırıl çıplak soyularak aşağı bir ırk olduklarını kanıtlamak için beden ölçülerini almaları gibi acılarla dolu. Norveç ve İsveç 1990’larda Sami halkından özür dilemiş ama Finlandiya’dan hala tık yok.

Yüzyıllarca dayatılan politikalar ve tabi modern imkanlar büyük oranda Finli Samileri kültürlerinden koparmış. Şimdi hepsi doğal gazlı, duble izocamlı evlerde yaşıyor, snowmobillerle sürülerini güdüyorlar. Dolayısı ile “Sami culture” ya da “Sami köyü” diye satılan turlardan pek de birşey beklemeyin. Sami bile olmayan birine yöresel kıyafetlerini giydirip, bir teepee (kızılderili çadırı) ya da bizim fotoğraftaki gibi bir toprak ev gibi birşeye götürüp içinde çay kahve içirip 15-30 Euro arası bir para alıyorlar.

Nerede/ Nasıl: Her şehirde bir Sami deneyimi bulabiliyorsunuz. Gideceğiniz şehirden Tripadvisor’da notu iyi bir yer bakabilirsiniz.

7. Ren Geyiği Sürüsüne Karışın

Laponya’nın hiç şüphesiz en ikonik ifadesi, popüler kültüre Noel Baba’nın havada uçan kızaklarını da çekmesi ile kazınan ren geyikleri (kazınmaz olaydı). Sadece Finlandiya Laponya’sında 185.000 bin insana karşılık 200.000 ren geyiği yaşıyor.

Öncelikle konuya lütfen elinizi vicdanınıza koyun ve geyik kızaklarına binmeyin diyerek başlamak istiyorum. Bu kesinlikle hayvanların severek yaptığı ya da doğalarında olan birşey değil. Bir de hemen birkaç geyiği toplayıp bir bahçeye koyup, para-çokomel diyenler var. İkincisi nisbeten daha iyi olsa da geyiklerle vakit geçirmenin çok daha otantik, çok daha gerçek, ve çok daha insancıl yolları var.

Samiler yüzyıllarca burada hayatta kalabilmelerini geyikle borçlular. Etini ve sütünü yiyip, derisinden kıyafet ve ayakkabı, kemiklerinden silah, dikiş iğnesi ve el işleri yapmışlar. Dillerinde geyik ile alakalı 1000 kelime bulunuyor. Yani bu coğrafyanın bir nevi koyunu ya da ineği gibi düşünebilirsiniz. Bugün hala Samiler için en önemli geçim kaynağı ren geyiği çobanlığı.

Biz de bir Sami geyik çobanı olan Petri’nin geyiklerine bakımına katıldık. İnari ormanlarında serbest dolaşan yüzlerce geyiği var. Senede bir kez tüm çobanlar toplanıp, ormandaki geyiklerini yakalayıp, damgalayıp geri salıyor. Normalde ormandan basleniyorlar ama kışın besin bulmaları zor olduğundan 9 yaşındaki oğluyla birlikte onlara ot götürüyor. Kaç geyiğin var diye sordum, “Ben sana bankada ne kadar paran var?” diye soruyor muyum?” dedi.

İş yükünün daha hafif olduğu günlerde de yanlarına misafir kabul ediyor. Snowmobilene taktığı kızakta ormanın içine gidiyorsunuz. Geyiklerin gelmesini beklerken bir ateş yakıyor, çay kaynatıyor. Siz de etrafınızı saran geyik sürüsü ile fotoğraf çekilip, acıktıkça karısının poğaçalarından yiyor, üşüyen ayaklarınızı ateşe ısıtıyorsunuz. Dönüşte de karısı size evlerinin salonunda biraz Samilerden bahsediyor.

Petri’nin de ücreti az buz değil. Üstelik misafirperver bile diyemeyiz. Adamda bi elime ayağıma dolaşma da işime gücüme bakayım modu var. Neticede adam turizmci değil, çoban. Ama dibine kadar gerçek bir geyik deneyimi. BBC kendisi ile belgesel, Gordon Remzi de bölüm çekmiş. Gerçek bir çoban olduğundan hiç şüpheniz olmasın.

Eğer İnari’ye gidemiyorsanız girişte bahsettiğim tip geyik parkları her yerde var. Tripadvisor’dan istediğiniz şehirde birkaç yer bulursunuz.

Nerede/ Nasıl?
Rezervasyon ve bilgi için: petri.mattus@gmail.com ya da 358 (0)400 193 950. Websitesi de var. Konum için tıklayın.

8. Avrupa’nın En Kuzey Noktası Nordkapp’a Yolunuzu Düşürebilirsiniz

Malum Nordkapp Avrupa’nın en kuzey noktası olması bakımından çok ikonik bir yer. Norveç’te olması gözünüzü korkutmasın. Inari’ye ya da Petri’ye gitmişken yolunuzu düşürmek isterseniz sadece  3-4 saat. Biz gitmedik. Neden derseniz okuduğumuz şeyler “Adı var ama pek bir olayı yok” tadındaydı. Size kalmış.

Nerede / Nasıl
Konum için tıklayın.

9. Buz Otelde Kalın Ya Da Ziyaret Edin

Laponya’ya gelmişken yapmadan dönmemeniz gereken birşey de buz otel. Buz otel konsepti bildiğinizi tahmin ediyorum, ama kısaca, otel her sene Nisan ayında tamamen eriyor ve her Kasım’da sıfırdan bambaşka bir tasarımla yeniden yapılıyor. Dünyanın her yerinden gelen sanatçılar, özel elektirik tesisatları, vs… Her sene ne kadar deli bir efora girdiklerini fark edince daha da bi takdir ediyoruz insan.

Kemi’de Ice Castle; Rovaniemi’de Arctic Snow Hotel, Kittila’da Snow Village olmak üzere 3 seçeneğiniz var. Aralarında yorumları ve fiyat/performans olarak en iyi olan dünyanın en büyük buz oteli olması ile de bilinen Snow Village. Ayrıca 2018 ve 2019’da tüm oteli Game of Thrones temalı yaparak da epey ses getirmişlerdi.

Snow Village’in bir  güzel yanı da 2, 3, 4 veya 5 yataklı oda seçenekleri olması. Çünkü bazı otellerde sadece 2 yatak oluyor. Yani eğer aileyseniz veya arkadaş grubunuzlaysanız, 1 odayı paylaşarak bütçenizde büyük tasarruf yapmış olursunuz. (Zaten çok soğuk olduğundan romantizmi baştan unutabilirsiniz). Gece ne kadar soğuk oluyor/ ne giymeli/ ne zaman gitmeli vs gibi bilgileri Snow Villageyazımızdan öğrenebilirsiniz. Aynı zamanda bolca fotoğraf da var.

Buz otelde konaklamak bütçenizi aşıyorsa hiç suratınız düşmesin, Snow Village’ın turuna katılmak (saat başı var), barında takılmak, tamamen buzdan yapılmış restoranında yemek yemek mümkün. Ice restoranındaki tasting menü Finlandiya’da yediğimiz en iyi yemekti. Şiddetle tavsiye ederim.

Nerede / Nasıl
Snow Village: Konaklama için fiyatlar & rezervasyon
Restoran rezervasyon: snowvillage@laplandhotels.com ya da +358 40 416 7227 Konum için tıklayın.

10. Ice-sculpting (Buz Heykel) Atölyesine Katılın

Buz heykeller konusunda master yapmış biri varsa orası tabiki de buz oteli yapan sanatçıları. Yani fırsat ayağınıza geldi. 🙂 Buz şekil vermek için el testeresi, çekiç ve keskiden tuttunda, saç kurutma makinesine varan değişik aletler kullanıyorsunuz. Kısa, eğlenceli bir atölye. Birkaç yerde daha bu atölyelerden var ama Snow Village’e gitmek için bu fırsatı değerlendirmek lojistik olarak en mantıklısı.

Nerede / Nasıl
Snow Village: snowvillage@laplandhotels.com ya da +358 40 416 7227 Konum için tıklayın.

11. Ice-driving- Buzun Üzerinde 200 Basmak

Finlandiya’nın motor racing’de birkaç tane dünya şampiyonu çıkardığını biliyor muydunuz? Motorsporlarına ilginiz varsa Juha Kankkunen, Ari Vatanen, Mika Häkkinen, Valtteri Bottas’ı duymuş olmanız muhtemel.

Buzun üzerinde 200 basmak, virajlarda drift yapmak sizi heyecanlandırıyorsa; Laponya’da da buz sürüşü adına yapılacak ne varsa en babası var. Çoğu birkaç günlük konaklamalı eğitim paketi halinde satlıyor ama birkaç saatlik sürüş imkanı ya da şampiyon bi ralli pilotunun yan koltuğunda sürüş sunan da var. Biz en ucuz araba sürüşü 1620 Eurocuktan başladığı için gitmedik. Ama bütçesi müsait olana muhteşem bir tecrübe olduğu net.

Genellikle Aralık’tan Mart’a açıklar ve pisti donmuş bir gölün üzerinde açıyorlar.

Porsche – Levi’nin kuzeyinde Porsche’un kendi yeri var. Burada farklı seviyelere, 4 günlük yemek + konaklama + eğitimler ice-driving programları sunuyor. Tüm arabaların Porsche olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde.  En ucuz paket 5000 Euro civarında.

Below Zero – İsveç, Kall’daki Below Zero,  1 ve 2 günlük deneyimler sunuyor. Bir ralli şampiyonu tarafından ders alıyor, önce 3 mm, sonra 7 mm çivili lastik takılmış bir Porsche 911 ile piste çıkıyorsunuz. Bir başka parkurda, arabanın genişliğinde ralli pistinde kullanıyorsunuz. Aynı zamanda şampiyon pilotun yan koltuğuna oturmak da mümkün.

Ultimate Gt – Kemi civarında donmuş denizin üzerinde bir parkur kurmuşlar. En güzel yanı tek günlük paketlerinin de olması! Ama 9’dan 4’e kadar tüm gününüzü ayırmanız lazım.

Lapland Ice Driving – Öncelikle İsveç’te Arjeplog’da olduğunu yani Finlandiya’dan daha pahalı olacağını söyleyerek başlayalım. En küçük paketleri 2 günlük.

Lapland Driving – Rovaniemi yakınlarında bunu denemek isterseniz yeriniz burası. BMW ralli arabasını gerçek bir co-pilot ile kullanma deneyimi, günlük hayatınız için kış şartlarında sürüş eğitimi, ve motorsport experience olarak geçen karma bir paketleri var. Bu pakette hem  BMW ralli arabası, hem cross car, hem de funny kar kullanıyor ve gerçek bir ralli pilotuna co-pilotluk yapıyorsunuz.

Juha Kankkunen – Kendisi 4 kez dünya şampiyonu olmuş bir pilot. Finlandiya’nın kış sporlarının kalbi olan Kuusamo’da bir merkez açmış. Sport driving deneyimi ve eğitimi veriyor. Diğer bir seçenek de bizzat kendisinin co-pilotu olup ralli yapmak.

12. Ice Karting

Fotoğraf Kaynak: http://www.bluesnow.blue

Ice-driving’i yutkunarak okuduysanız sizi böyle alalım. Biliyorum aynı şey değil ama gerçekten çok eğlenceli, hatta bazıları daha bile eğlenceli bulmuş.

Nerede/Nasıl?
Ice Karting Levi Tel: +358 44 100300, Kittila (Konum için tıklayın)
G2 Ice Karting Tel: +358 44 100200, Kittila (Konum için tıklayın)
Access Lapland Tel: +358 40 6411116, Rovaniemi (Konum için tıklayın)
Arctic Ice Karting Tel: +358 40 5297314, Kemi (Konum için tıklayın)

13. Ice fishing

Konuyu biliyorsunuz: Donan gölün üzerindeki buz tabakası kesilerek açılan delikten olta atıyor, o buzzzz gibi havada saatlerce başında bekleniyor, şanlıysanız eliniz boş dönmüyorsunuz. En kısa balık turu 2 saat sürüyor ama 8 saat süren de var. Kimisi tuttuğun balığı pişirip servis ediyor, kimisi çay ikram edip yolluyor. Fiyatları da içeriklerine ve ne kadar turistik bir bölgede olduklarına göre değişiyor. Balıklar, soğuk su balığı oldukları için çok lezzetli ama tutamama ihtimaliniz de var tabi. Elbette bu da Laponya’daki her aktivite gibi pahalı, ne kadar değeceği soğuk ile ilişkinize ve balık tutma ilginize bakar. Aman boşver Kars’ta yaparız diyenleri de şöyle alalım: Donmuş Çıldır Gölü’nde Balık Avı

Nerede/ Nasıl:
Hemen hemen her şehirde balıkçılık turu düzenleyen birileri var. Gideceğiniz şehirden Tripadvisor’da notu iyi bir yer bakabilirsiniz. AirBnb Experiences’dan bakmak da çok mantıklı.

14. Snow Mobile

Snow mobileler burada hayatın olağan bir parçası, özellkle de şehir dışındaki yerlerde. Mesela benzincide beklerken arkanıza bir snowmobile ya da ömrünüz de görmediğiniz kar araçları çekebiliyor. Snowmobile turları da popüler aktivitelerden. Bizce gece snowmobile ile yapılan aurora avı turları bütçe anlamında en mantıklı olan çünkü 1 taşla 2 kuş vuruyorsunuz.

Nerede/ Nasıl:
– Oteller aynı zamanda tur satıyorlar. Bir kısmının kendi araçları ve turları var, bir kısmı da 3. bir partinin turunu satıyorlar. Kendi turunu satan otelleri tercih etmek de ya da direkt sağlayıcı ile temasa geçmek en mantıklısı. Biz bu turu zaten tüm işi bir adventure safari lodge olan Nellim Wilderness‘ta yaptık. Hem de Aurora Snowmobile turları da var. Aynı zamanda burada aurora bubble’da kaldık ama çok tatlı ahşap evcikleri de var.

– Diğer alternatif de direkt tur şirketi ile irtibata geçmek. Her şehirde kolaylıkla bulabilirsiniz. Yine Tripadvisor’dan bakabilirsiniz.

15. Snowshoeing

Snowshoe, karın üzerinde batmadan yürümenizi sağlayan bir aparat. Eskimolar, samiler yani kuzey halkları yaygın olarak kullanmış. Eski jenerasyon snowshoeların neye benzediğini üstteki fotoğraftan görebilirsiniz. Yazın ormanda hiking yapılan rotalarda kışın snowshoe ile yürünüyor.

Nerede/ Nasıl
Bunların da turları var ama bizce tura katılmadan kendiniz de yapabilirsiniz. Otelinizin resepsiyona önerdikleri 2-3-4-5 saatlik bir rota sorun. Zaten tüm yollar işaretli. Biz hiç zorlanmadık yolumuzu bulmak için.  Bazı oteller ücretsiz olarak snowshoe veriyor, oda tutarken özellikle böyle bir yer seçerseniz kişi başı 30 Euro civarında tasarruf yapmış olursunuz. Tura katılacaksanız da yine Tripadvisor’dan her şehirde bulabilirsiniz.

17. Aurora Photography

Eğer Laponya’ya özellikle kuzey ışıkları için geldiyseniz ve sizin için kuzey ışıklarını fotoğraflamak/ ışıklar ile güzel bir fotoğrafınızın olması önemliyse Abisko’daki Lights Over Lapland’ın fotoğraf turunu değerlendirebilirsiniz.

Kuzey ışıklarını  fotoğraflamak aslında hiç zor değil ama temel fotoğraf bilginiz  yoksa yapamayabilirsiniz. Bildiğiniz takdirde bile doğru ayarları yakalamak için biraz pratik yapmanız gerekiyor, ve o sırada ışıkların kaçması riski var çünkü hiçbir zaman ne kadar kalacaklarını kestiremiyorsunuz. Yani “Buraya kadar geldim şu ışıklar çıktığında birkaç fotoğrafım garanti olsun” derseniz Lights Over Lapland’ın iki tane turu var: Nightly Aurora Photo Tour  ve Wilderness Aurora Photo Adventure.

İsterseniz kendi fotoğraf makinenizle, isterseniz onların size sağladığı profesyonel makine ile tura katılıyorsunuz. Tripod ve üşümemeniz için tulum v& bot da veriyorlar. Profesyonel bir fotoğrafçı hem size makineyi nasıl kullanacağınızı anlatıyor, hem de isterseniz fotoğrafınızı çekiyor. İki tur arasında Wildness Aurora Photo Adventure’ı öneririz çünkü farklı olarak manzaralar yakalamak için snowmobillere taktıkları kızakla doğada gezidiriyorlar.

 Husky Turlarını Önermiyoruz!!

Bizim düştüğümüz tongaya aman siz de düşmeyin: Herkesin anlattığı gibi huskylerin durumu iyi falan değil.

Şu an turistik bir aktivite olan husky kızakları aslında Samiler için zorunluktan doğmuş bir ulaşım şekli. Hemen hemen her şehirde birkaç tane husky turu yapan firma var. Gözüme faytondan pek de farklı görünmediği için gitmeden önce okuyup araştırmıştım. İnsanlar hep huskylerin doğasında koşmak olduğu, bu egzersizden çok keyif aldıkları yazmışlar ama maalesef huskylerin enerjilerini atması kadar yüzeysel değil.

Huskyler koşma işleminden keyif alıyor olabilirler ama kızak iplerinin bacaklarına dolandığında ayaklarının koptuğunu ya da boynuna dolandığında öldüğünü biliyor muydunuz? Ya da birçok çiftiliğin 8-10 yıl bir  köpeği çalıştırdıktan sonra, artık yaşlanınca masraf olmasın diye uyutulduğunu? Keza kızakları çekerken engelli kalanları?

Ayrıca bizi şok eden bir başka konu da medeniyetin zirvesi olarak baktığımız Nordik ülkelerin bu konudaki duyarsızlıkları oldu. Biz sanıyorduk ki hayvanları haftada 1 veteriner görüyordur, kocaman oyun alanları vardır, devlet beslenmesinden çalışma saatlerine teftiş ediyordur ama durum bundan çoook uzak.
İsveç aralarında en duyarlısı, ki onun ki bile çok yüzeysel. Hayvanların kulübelerinin izolasyonuna ve kafes başına kaç köpek olabileceğine dair yaptırımlar var o kadar.

Haber: Umut Günek

Kaynak: biz evde yokuz

Reklamlar